×

Sürdürülebilir Gelişim​

İnsan Odaklılık

Şeffaflık

 

Bireyler, Papilon ailesine katıldıklarında bilimsel dünyaya gözlerini açarlar ve kendilerini; gözlem, soru sorma, hipotez kurma, öngörme, araştırma, yorumlama ve iletişim kurma çabası içerisinde bulurlar. Karşılaştıkları farklı düşünme modellerini anlamanın önemini bilirler. İşle ilgili her şeyi sorgulayabilme hakkı olan Papilon insanının doğru soruyu doğru soruna uygulama becerileri gelişmiştir. Soruları kime, ne, nerede, ne zaman, neden ve nasıl sordukları, iyi sorgulama becerilerinin temelleridir. 

 

Papilon insanı daha fazla bir şey öğrenmek/öğretmek, ortaya anlamlı ürünler çıkarabilmek ve arkası dolu sohbetler oluşturabilmek için ”Nasıl” a odaklıdır. “Nasıl yöntemi” yol haritasını çıkarmamıza yardımcı olur. Bizim için “Nasıl” odaklılık bir noktayı açıklığa kavuşturmamızı ve yanlış anlaşılmayı azaltmayı sağlar. Dolayısıyla daha etkili iletişimi sağlamak adına da önemlidir. 

Öğrenme bir organizasyon açısından merkezi öneme sahip bir fonksiyondur. Papilon gibi bir öğrenen organizasyon, kendi geleceğini yaratma kapasitesini durmadan genişletir. Bizdeki değişim ve gelişmelerin birçoğu öğrenmeye dayanır. Öğrenen organizasyonun temeli ve öznesi, öğrenen bireydir. Öğrenen takımları ve öğrenen organizasyonu yaratacak olan yine öğrenen bireydir. Amacımız çalışanlarımızın yaratıcı, inisiyatif alabilen ve sürekli gelişen bireylerden oluşması, böylece tüm yenilikler örgüt yapısı içinden çıkmasıdır. Temel felsefemiz, kendini ve çevreyi değiştirecek koşulları yaratmayı amaç edinmektir. 

Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farklı projelerle gerçekleşir. Einstein’ın dediği gibi “Bugün yarattığımız dünyanın problemleri, bu problemleri yaratırken düşündüğümüz şekilde düşünürsek çözülemezler.” Ayakta kalmak ve rekabet etmek için alıcıların ürünlerimizi tercih etmelerini sağlamakta ve değişime uyum sağlamak için eklediğimiz bu özellikler ile inovatif olmaya çabalamaktayızPapilon olarak çalışanlarının yenilikçi bakış açılarına yatırım yaparız çünkü çalışanların daha inovatif olabileceklerine inanmaktayız. Value Team olarak İnsan Kaynakları birimimiz çalışanların eğitim ve gelişimlerine destek vermekte, çalışanların bilgi ve yeteneklerini genişletmeye odaklanarak yeni fikirler ortaya koymalarını teşvik etmektedir. 

Bilişsel esnekliği olan Papilon çalışanları, yeteneklerini daha etkili şekilde kullanabilmekte, insan ilişkilerinde alternatif yolları daha iyi değerlendirmekte ve sosyal açıdan daha uyumlu olmaktadırlar. İyi bilişsel esneklik farklı fikirler, değerler ve düşünme şekilleri hakkında düşünmemize olanak sağlamakta; bu ise diğer insanların bakış açılarını anlamamıza ve başkalarının fikirlerine önem vermimize yardımcı olmaktadır. Bu yüzden takım çalışmasında bize avantaj sağlayan zihinsel esneklik, sosyal ilişkilerimizi yönlendirmede ve empati yeteneğimizi kullanmada önemli bir yere sahiptir. 

Papilon yapısında liderlik unvanlarının gücü, bilgi ve hakimiyetle elde edilir. Yatay hiyerarşik düzenimizde aday lider bilgi sağlarken, üst lider ilham verir ve motive eder. Bakış açımızda lider olunmaz doğulur gibi bir anlayışa yer yoktur. Şirketimizde bulunan liderler, zaman içerisinde edindiği bilgileri şirketin yararına kullanabilmeyi öğrenen insanlardır. Bizim şirketimizdeki liderlik anlayışı, atamayla değil de zamanla doğal bir akışla oturan bir mekanizma olmuştur. Liderlik yetkinliklerimizi ön plana çıkaracakbunları sürekli hale getirecek davranışlarımız mevcuttur ve güçlü liderlik özelliklerimizi geliştirerek ideali yakalatacak gelişimler sağlamak temel hedefimizdir. 

Örgütsel saygı, “neden” sorunuzun cevabını bilmekle başlar. Bireyler her sabah onları yataktan çıkaran ve arabalarına atlayıp işe gitmelerini isteyen itici gücün bir nedenine sahiptir. “Neden” kelimesini, birey çerçevesinde düşünürsek onlara yaşam anlamı ya da amacı verir, bu da kendine saygıyı arttırır. Örgütsel “neden” ise şirketimizin misyonudur. Papilon’daki misyonumuz Türkiye standartlarıyla kıyaslandığı zaman benzersiz bir çalışan deneyimi sağlayarak toplumun güvenliğini sağlamaktır. Biz kendimize bu görevin her gün nasıl canlandığını, her politikaya, toplantıya veya aktiviteye nasıl yaşandığını, paylaşıldığını ve nefes aldığını sıklıkla soruyoruz. Bu saygı kültürünü yaratmanın ilk kilit bileşeni “neden” sorusuyken, diğeri ise, temel değerlerimizdir. Örgütsel değerlerimize ne kadar önem gösterdiğimizi çoğu kişi biliyor. Bu konuları içselleştirmek için değerlerimizi önemseyip işimize empoze etmeye çalışmaktayız 

Kişilik özelliklerimiz, doğuştan getirdiğimiz potansiyelimizdir. Ailemiz, sosyal çevremiz, genetiğimiz ne kadar farklı olsa da hepimizin birer kişiliği vardır. Nasıl ki güneş her zaman gökyüzünde olmasına rağmen sis, bulut ve karanlığın basması gibi doğa olayları nedeniyle kimi zaman görünmez hale geliyor. Kendimize özgün özelliklerimiz de her zaman içimizde olsa da kimi zaman dış etkenlerden kaynaklı yanılsamalarla varlığını unutur, hayatı baktığımız pencereden görme eğilimi gösteririz. Peki Papilon hangi açılardan farklı? Şehrin merkezinde bahçeli, dışarıda hayvanları olan bir binada, tavus kuşunun güzelliği ile geleneksel çalışma ortamını reddediyoruz. Sokaktan geçen küçük bir kız çocuğu bile bakamadığı ördeğini bizim bahçemize getirip yetiştirmemizi istiyor. Bu durum gösteriyor ki halk bile bizim farklı olduğumuzun farkında.  

Tüm farkındalığımız, farklılıklarımızı kabul edip, bunları avantaja nasıl çevireceğimize odaklandığımızda başladı. Çünkü farklılıklarımızı yönetmek demek, aslında kendimizi yönetmek demektir. Aynaya bakıp kendimizi artı ve eksilerimizle görmeyi başardığımız an, çevremizdekileri de olduğu haliyle kabul etmiş olduk. Amacımız, kişileri değiştirmeye çalışmak yerine, mevcut farklılıkları kabul edip, onlardan nasıl faydalanmak. Farklılıkları iyi yönetmenin bize en büyük faydası ise, birbirinden farklı gruplar arasındaki iletişim ve iş birliğinin gelişmesiBu sayede farkındalığımız ile yarattığımız sinerji işimizde bize avantaj olarak dönmekte. 

Papilon olarak takım çalışması işleyişi 3 temel öğeyi barındırır: Bir, aidiyet duygusu. İki, ben ve bizi dengeleyebilmek. Üç, hedeflere bağlılık. Birincisi, içinde bulunduğumuz gruba ait hissediyoruz, ekip arkadaşlarımızla dayanışmaya ve paylaşıma daha açık hale geliyoruz çünkü amacımız paylaşım ruhu ile takımımızı daha iyiye taşımaktır. İkincisi, bizi biz yapan “ben”e güveniriz, çünkü birçok işi özgüvenimizle başardığımıza inanırızYeri geldiğinde de takımın yararı için kendimizi geriye çekip, içimizdeki “ben”i bastırmayı ve biz olmayı da biliriz. Üçüncüsü, takım olarak birlikte gerçekleştirmeyi istediğimiz hedeflerimizi belirleyerek bu hedeflere bağlı kalmak için tüm çabayı gösteririz. Çünkü bizler yetkinliklerimiz ve bilgimizle farklılaşırken, hedefe ulaşma aşamasında gruba katkılarda bulunup bütünleşmeyi hedeflerizTek başımıza alamayacağımız sonuçları takım olduğumuzda ulaşacağımızın bilincinde olarak başarıya birlikte yürümeyi tercih ederiz. 

Papilon yapısında liderlik unvanlarının gücü, bilgi ve hakimiyetle elde edilir. Yatay hiyerarşik düzenimizde aday lider bilgi sağlarken, üst lider ilham verir ve motive eder. Bakış açımızda lider olunmaz doğulur gibi bir anlayışa yer yoktur. Şirketimizde bulunan liderler, zaman içerisinde edindiği bilgileri şirketin yararına kullanabilmeyi öğrenen insanlardır. Bizim şirketimizdeki liderlik anlayışı, atamayla değil de zamanla doğal bir akışla oturan bir mekanizma olmuştur. Liderlik yetkinliklerimizi ön plana çıkaracakbunları sürekli hale getirecek davranışlarımız mevcuttur ve güçlü liderlik özelliklerimizi geliştirerek ideali yakalatacak gelişimler sağlamak temel hedefimizdir. 

Örgütsel saygı, “neden” sorunuzun cevabını bilmekle başlar. Bireyler her sabah onları yataktan çıkaran ve arabalarına atlayıp işe gitmelerini isteyen itici gücün bir nedenine sahiptir. “Neden” kelimesini, birey çerçevesinde düşünürsek onlara yaşam anlamı ya da amacı verir, bu da kendine saygıyı arttırır. Örgütsel “neden” ise şirketimizin misyonudur. Papilon’daki misyonumuz Türkiye standartlarıyla kıyaslandığı zaman benzersiz bir çalışan deneyimi sağlayarak toplumun güvenliğini sağlamaktır. Biz kendimize bu görevin her gün nasıl canlandığını, her politikaya, toplantıya veya aktiviteye nasıl yaşandığını, paylaşıldığını ve nefes aldığını sıklıkla soruyoruz. Bu saygı kültürünü yaratmanın ilk kilit bileşeni “neden” sorusuyken, diğeri ise, temel değerlerimizdir. Örgütsel değerlerimize ne kadar önem gösterdiğimizi çoğu kişi biliyor. Bu konuları içselleştirmek için değerlerimizi önemseyip işimize empoze etmeye çalışmaktayız 

Papilon olarak sahip olduğumuz etik kodları önemsememizin amacı ortak bir kurum kültürü yaratmak, uyumlu bir çalışma ortamı oluşturmak ve topluma karşı sorumlu bir şirket olabilmektir. Bu amaç doğrultusunda; yasal gerekliliklere uygun davranırız, paydaşların beklentilerini doğrultusunda hareket ederiz, rakiplere karşı şirketin konumunu koruruz ve güçlendiririz, oluşabilecek bir suiistimalin ve kriz ortamının olası etkilerini azaltarak, şirketin değişimlere uyumlu olmasını sağlarız. Dürüstlük, doğruluk, saygı, güven ve eşitliği kapsayan etik kodlarımız aynı zamanda kurum kültürümüzün vazgeçilmez değerleridir. 

Güven, kelimelerle değil eylemler yoluyla inşa edilir.  Papilon’da, birbirimize “güvendiğimizi” sadece söylemeyiz, bunu günlük eylemlerimizle de gösteririz. Takımlarımızın kararlarına güvenip inandığımız için, onlar kendi planlarını yaparlar ve karşılıklı güven bağımız daha da güçlenir. Papilon ailesi olarak birbirimize olan güvenimizi korumanın ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Bu sebeple olası bir hata durumunda sorumluluk almayı ve hatamızı telafi etmeyi oldukça önemseriz. Herkesle açık ve net bir şekilde iletişim kurmak, herkese eşit davranmak güven duygumuzun sağlam temellere oturmasına katkı sağlar.   

Papilon olarak takım çalışması işleyişi 3 temel öğeyi barındırır: Bir, aidiyet duygusu. İki, ben ve bizi dengeleyebilmek. Üç, hedeflere bağlılık. Birincisi, içinde bulunduğumuz gruba ait hissediyoruz, ekip arkadaşlarımızla dayanışmaya ve paylaşıma daha açık hale geliyoruz çünkü amacımız paylaşım ruhu ile takımımızı daha iyiye taşımaktır. İkincisi, bizi biz yapan “ben”e güveniriz, çünkü birçok işi özgüvenimizle başardığımıza inanırızYeri geldiğinde de takımın yararı için kendimizi geriye çekip, içimizdeki “ben”i bastırmayı ve biz olmayı da biliriz. Üçüncüsü, takım olarak birlikte gerçekleştirmeyi istediğimiz hedeflerimizi belirleyerek bu hedeflere bağlı kalmak için tüm çabayı gösteririz. Çünkü bizler yetkinliklerimiz ve bilgimizle farklılaşırken, hedefe ulaşma aşamasında gruba katkılarda bulunup bütünleşmeyi hedeflerizTek başımıza alamayacağımız sonuçları takım olduğumuzda ulaşacağımızın bilincinde olarak başarıya birlikte yürümeyi tercih ederiz.