Hatırlamak, Toplumsal İrade ve Geleceğimiz

Papilon 23 Nisan

Yüz yıl önce bugün, bir millet, iradesini aktif olarak göstererek, bir otorite tarafından teminat altına alınmasına alışık olduğumuz hayat ve hürriyet hakkına sahip çıkmaya karar verdi. Ülkenin dört bir yanından gelen onlarca idealist vatandaş, yüz yıl önce bugün, saf millet iradesi, cesaret ve azimle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Millet Meclisi’ni kurdu. Cumhuriyet kurulduktan sonra Mustafa Kemal Atatürk, bu günü Dünya çocuklarına armağan edecekti. Çünkü o, ve o gün yanında bulunan kurucular biliyorlardı ki, gelecek nesillerce sürdürülmeyecekse, hakkı verilmeyecekse, taşınmayacaksa tüm çabalar ve idealler tükenmeye ve yok olmaya mahkumdu. Tam da bu yüzden, ilk meclis açılırken kendilerinden sayıca kalabalık ve donanımca üstün kuvvetlere karşı geldiklerini bilen bu insanlar, yalnızca Anadolu’nun dört bir yanında hazır bekleyen ve başarmaları için dua edenlere, kendi ferasetlerine veya vatan sevgilerine değil, çocuklarına hatta torunlarına da güvenerek atıyorlardı bu adımı.

Her yıl, bu fedakar idealistlerin hem hatıralarına hem de miraslarına sahip çıktığımızı göstermek ve her ilerleme ve bilinçlenme hamlesinin, atılan her adımın çocuklara emanet olduğunu göstermek adına meydanları dolduruyoruz. Fakat ne yazık ki, içinde bulunduğumuz olağanüstü hal ve onun gereklilikleri, bizi bu yıl meydanları doldurmaktan alıkoyacak.

 

Bu yıl meclisin açılışının 100. yıldönümü olduğundan özellikle önemli. Meclisimizin bir asrı geride bırakmış olması, hem Türk demokrasinin devamlılığını hem de bize emanet edilen sistemin sağlamlığını ortaya koyuyor. Dışarı çıkabilseydik, “Nice yüz yıllara!” diye haykırır, bu özel günü daha canlı, daha coşkulu kutlardık. Bu yüzden karantinanın getirdiği kısıtlara içerliyoruz belki de.

Fakat biz, Papilon ailesi olarak meclisimizin yüzüncü yaşını bu koşullar altında görmesinin bir talihsizlikten çok bir hatırlatma olduğuna ve büyük anlam taşıdığına inanıyoruz. Yüz yıl önce bugün, bir halkın selameti ve geleceği, bizzat o halkın iradesine ve kuvvetine bağlıydı. Bugün yaşam için verdiğimiz mücadele, yalnız milletimiz için değil, tüm insanlığın selameti ve geleceği için gösterdiğimiz çaba, Dünya halklarının selametinin yine aynı iradeye bağlı olduğunu gösteriyor. Meclisimizin kurucularını daha iyi anlama ve onlardan aldığımız mirası sürdürme fırsatı sunuyor bize.

Bu yıl 23 Nisan her zamankinden daha önemli ve özel. Ama yalnız meclis yüz yaşına bastığından değil. Bu yıl, o meclisin kurucularının sınandığı şeylerin tamamıyla biz de sınandığımızdan. Hayranlığımız, empatimiz sözde kalmadığından, onlar gibi davranma şansımız olduğundan. Karantinanın gereklerine uyup ailesinin ve muhitinin sağlığını koruyan vatandaşta “Ben ne yapabilirim?” diye soran Anadolu halkının tavrını, kendi ailelerini günlerce görmemeyi göze alarak sağlık hizmeti veren kahramanlarımızda Kuva-yi Milliye ruhunu, ve yerelden ulusala tüm yönetim birimleri ve halk sağlığı kurullarında hizmet verenlerde kurucularımızın çare arayışına benzer bir arayışı görüyoruz.

Biz bu yıl o iradeyi bir başka takdir ediyor, 23 Nisan’ı bir diriliş günü olarak kutluyoruz.

23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!  

Paylaş:

İlgili Gönderiler

Bir Cevap Yazın