Genç Devrimler, Gençleştiren Devrimler

Onuncu Yıl Marşımızın kilit dizelerinden biri olan “On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan.” ne yalnız incelikli bir söz oyunu, ne de salt abartıdan ibarettir. Bu dize, kendi inkılabını kendi emeği ile canlı tutan ve sürdüren bir halkın tükenmez enerjisine bir selamdır.


Çoklukla, ilerleme ve olgunlaşma, bir diğer deyişle yaş alma iki yoldaştır. Bu iki olgu arasındaki bağı bir enerji akışı olarak okumak mümkündür. Zaman geçtikçe kişinin yitirdiği enerji, ömür sermayesi ürüne dönüşür. Doğal olarak bu ürün büyüdükçe kişi küçülür, o çoğaldıkça onu çoğaltanın dinçliği, takati azalır. Aslına bakılırsa bu doğadaki döngüyü taklit eden bir dönüşümdür. Olgunlaşan meyve toprağa düşerek yenice yetişen tomurcuk ve filizlere besin olur. Yalnız uyanma ve büyüme zamanlarında bu alışveriş bozulur ve doğal döngünün tüm unsurları aynı anda büyür ve gelişir. Bu devrimsel zamanlara en iyi örnek kuşkusuz doğayı uyandıran bahardır. Doğanın her bir unsuru birlikte uyanır, dirilir ve gelişir. Doğa yaş alırken gençleşir.


Ömrün baharı sayılan gençlik de böyle bir dönemdir. Kişi hem ömründe yol kateder, hem de zihnen dirilir. Farkındalığı, duyarlılığı, kuvveti, kavrayışı, gücü artar. Yalnız bu dönemde ilerleme yorulma ve azalma gibi iki bedelle değil, güçlenme ve büyüme gibi iki ödülle gelir.


Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelemizi başlattığı günü gençlere armağan etmesinin ve gençliği Cumhuriyet devrimlerinin sermayesi ve metaforu olarak görmesinin sebebi budur. Atatürk, bir milletin uyanışını baharda doğanın uyanışı ile, o gençleşme fazı ile bir tutmuş ve bağımsızlık mücadelemizi bir dirilme ve büyüme öyküsü olarak kurgulamıştır.

Hayatın her yeni teknoloji ile yeniden yorumlandığı, bir şeyleri yapış biçimimizin her gün değiştiği, her gün öğrendiğimiz ve büyüdüğümüz 21. yüzyılda Türkiye’yi teknoloji devriminin önderlerinden biri haline getirmek için Atatürk’ün ilerleme ile gençleşmeyi yan yana getiren vizyonuna çok ihtiyacımız var. Kendi diriliş ve büyüme öykümüz bu yolda bize ilham olmalı. İletişim kurmanın, güvenmenin, onaylamanın, hasret gidermenin, mücadele etmenin yeni yollarını bulmak için çaba sarf ederken kendi devrimimizden ilham alıyoruz. Bu yarışta nispeten yeniyiz ama bağımsızlık öykümüz bize yeninin deneyimsiz değil diri ile eş anlamlı olduğunu söylüyor. Türkiye’nin teknoloji devrimine önderlik eden ülkelerden biri olması için çabalarken bu çabanın bizi gençleştirmesini ve yenilemesini umuyoruz. Her geçen gün saflarımıza katılan gencecik, dipdiri zihinlerle, onların dinamizmi ve fikirleri ile tüm bir
ülkeyi gençleştiren, dirilten bir devrime imza atmak için çalışıyoruz. Yüz iki yıl evvel Dünyaya ölmek üzere olan bir “hasta adam”dan, gençlerinin azmi ve çabası ile gencecik bir Cumhuriyet yaratmak için yola çıkan liderlerimiz yaş aldıkça gençleşen bir sistem kurmanın reçetesini verdiler. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutlarken bu reçeteyi harfiyen uygulamaya gayret ettiğimizi bilmenizi istiyoruz. Teknolojiye, yeniye ve yenilenmeye meraklı genç zihinleri bu devrime katılmaya davet ediyoruz.

Paylaş:

İlgili Gönderiler

Bir Cevap Yazın