×

Lately, pandemics took over the world. Our daily lives, habits, plans, and social discourse is now governed and changed by a pandemic. Since the situation has no precedent in modern history, governing mechanisms and governing actors were aghast in the beginnig. After the initial shock though, a huge global effort was set to restructure systems of government, mangement practices, and the social life.

Papilon offers solutions to aid both public and private entities in their search for and endeavors to reconstruct daily life, business and administrative practices in a way that sustains afficiency.

The process has especially been challenging for health authorities; local and national health borads, emergency committees and such since they were initially presented with a huge dilemma; to contravene the regulations they posed and to ignore the advice they give to the public for the sake of public wellbeing, or abiding by the safety measures and risking the efficiency and speed of their own work. Added the possibility of the pandemic hitting one of the board members would cause widespread agitation in the public, further complexified the situation. Now, with Papilon’s VR-Based Conference System, the choice is clear as day.

Although video-conferencing is available through various apps, it is not viable to use these apps to connect national assemblies with hundreds of members or boards of court which might easily constitute a considerable crowd with counselors, judges, state’s attorney, juries, defendants, and plaintiffs. Video-conferencing with so many participants will end up in constant interruptions at best or prove to be a distracting cacophony. Moreover, in times of health crises, urgent action gives life and devoting a portion of our precious time to restoring image and sound would bear severer consequences than realized. However, it is also not viable to apply the same precautions to judicial and administrative bodies and health councils as this would severely limit their ability to function.

Papilon’s VR-Based Conference System is deisgned to improve the quality of remote meetings and interactive communications.

The system smoothly operates regardless of the number of participants and allows the functionality of public and privated enterprises to be immune to the effects of social isolation.

VR-Based Conference System is based upon the world’s first camera computer. The depth and RGB color code sensors within the 3D camera sense, model, and analyze the body movements and transfer the movements and gestures of participants via Papilon’s skeleton analysis software Nuitrack.

The software embedded within the camera’s mini PC analyzes the data coming from Nuitrack and remodels an avatar representing each subject. Combined with Papilon’s VR applications, the system offers a realistic and flexible arena to participants and converges the experience of şnteractive conferencing to in-person meetings. The system can be used with wearavke VR gears and could be accessed via web and mobile applications. The system also offers decor options that could simulate a meeting environment and help participants to easily get used to interactive environment.

The system works in integration with our skeleton analysis and gesture recognition software Nuitrack which recognnizes more than one hundred gestures and emotional expressions such as nodding, accepting, denying, frowning, and smiling and brings the power of non-verbal communication into the experience.

The biggest advantage of Papilon’s VR-Based Conference system relies on the processor power of a PC, rather than a phone or a mobile device.

This enhances the visual quality of the application, provides smooth and instantaneous transition of acts and gestures to the interactive environment, and offers a clear and incessant experience that is symmetrical with reality.

If you want to devote your time to solving pressing social problems rather than problems with the audio, or image, or connection, we invite you to try our VR-Based Conference System.

BASIN AÇIKLAMASI

“Yüzünüz İmzanızdır”

Son 20 yıldır, toplumun en popüler belki de tek popüler kavramı teknoloji oldu. Her geçen gün hayatı kolaylaştırmaya ve dönüştürmeye devam ediyor. Kendinden sürekli bahsettiriyor. Gençler girişimleriyle ses getirmek ve belki de bir anda zengin olabilmek için hummalı bir çalışma içindeyken, devler de bu alanda tek el olmanın gücünü, bilgiyi yönetmenin de etkinliğini küresel çapta inşa ediyor. Muhtemelen önümüzdeki 20 yıl da bu popülerliğini koruyarak çeşitli fırsatları barındırmaya devam edecek.

Böylesine çılgın bir yarışta, hayatımızı dönüştüreceğine, güvenli hissetmemizi sağlayacağına ve önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız yeni bir teknolojik kullanımı da bugün biz resmi olarak sunuyoruz.

See&Sign bir uzlaşının simgesi olarak, ister resmi bir anlaşmayı veya sözleşmeyi isterse de bireyler arasındaki bir akiti imza altına alır. İmza demişken, elektronik imza veya dijital imza değil kastımız. Uzlaşının olduğunu, karşı tarafı görmeden ve karşı tarafın kimlik belgesini elimize almadan onun teyidini alabilecek bir onay sistemidir yapılan.

“Sözünün Eri”

Eskilerden gelen toplumumuzun en önemli karakteristik yapılarından biri sözünde durmaktır. Söz ağızdan bir kere çıkar, atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar, ağanın gözü yiğidin sözü gibi yüzlerce atasözü kullanım itibarıyla sözünde durmayı temsil etmek için vardır. Günümüzde gerek kurumlar gerekse de bireyler, “profesyonel” hayatın bir getirisi olarak sürekli bir şeyler imzalatmaya, kalemle veya dijital malzemelerle güvence altına almaya çalışırlar. Haklı olarak, verilen sözün tutulmasını ve bunun delilinin de güvence olarak alınmasını isterler. Aslında basit bir eylem, oldukça karmaşık şekillere bürünür, onlarca sayfa kâğıt veya karmaşık dijital adımlar.

“Yaşamdaki en basit şeyler, en sıradışı olanlardır; sadece bilge kişiler onları anlayabilir.”– Paulo Coelho

Basit eylemleri basit şekilde çözmek ve ihtiyaç olan izi tutmak üzerine inşa edilen See&Sign, anlaşmanın teyidini saniyeler içerisinde verebilmeyi sağlayan bir mobil uygulama olarak hayatımıza giriyor. Bir “sözümüzü”, gerek kurumsal otoritelere gerekse de bireylere, sadece yüzümüzle teyit ettiğimizi gösteriyor. Veya imza toplayalım eylemi yerine EL SALLA yapalım diyerek bir kampanyanın yürütülmesini gelenekselden çıkıp özüne döndürüyor, çok sesli bir koro gibi.

18+, 15+, 10+, 65+ vs.

See&Sign, uzlaşı merkezi olmasının yanında; yaş teyidi de yapan bir uygulamadır. Özellikle 18 yaş ve üstü veya herhangi bir yaş üstü ya da altı kontrolü gerektiren, teyit gerektiren durumlarda, kimlik kartını karşıdaki tanımadığımız kişiye vermeden yaşımızı teyit edebilme imkânı verir. Bu sayede kimlikler istenmeyen kişilerin eline geçmediği gibi, aynı zamanda da yaş teyidi gerektiren durumlarda bu bilginin gösterimini sağlar. Yaş kontrolü için kimlik kartına gerek kalmayacak.

Papilon, bir savunma güvenlik firması değil miydi, ne işi olur mobil uygulamalarla? Aslında savunma güvenlik dediğimizde, mühendislik üretimini sektör ve odak bazlı ayrıştırıyor, ister istemez bir üretim kalitesi kategorizasyonunda yerini belirlemiş oluyoruz. Savunma ve güvenlik teknolojileri, normal üstü bir titizlik ve doğruluk içeren bir disiplindir. Bu sebeple kaliteden ödün vermeden ancak uzun dönemli yatırımlarla bu alanda ürün çıkabilir. Suç ve suçlu ile mücadelede basit bir teknolojik hata veya işin detaylarındaki tecrübesizlikten kaynaklı bir eksiklik, telafi edilemez zafiyetler verir. Bu yüzden savunma-güvenlik sektöründe start-up’lar yerine, daha çok küresel devler veya o devlerin içinden ayrılmış yeni girişimler yer alır. See&Sign, kriminal inceleme amaçlı sahip olduğumuz yeteneklerin sivil sektöre uyarlanmış hallerinden biridir.

“Doğaya sahip çıkan geleceğe sahip çıkar.”

Herhangi bir imza işlemi için gereken yazdırma eylemi, yazdırma eylemi için gerekli mürekkep ve elektrik, evrakların her kişiye ulaşması için kargo-lojistiğin tükettiği doğal kaynaklar düşünüldüğünde, See&Sign’ın bir gelecek yatırımı olduğunu söyleyebiliriz.  

“Mükemmellik ayrıntıda gizlidir.”

İşimiz ayrıntılarla, ayrıntıları bulmak ise emek ister. Papilon, tüm kurum ve bireyler için ayrıntıları bir savunma-güvenlik disiplini ile ele alıp, See&Sign’ın uluslararası bir marka haline geleceğine inanıyor.

“Umut İle, Bilim İle Paylaşım Ruhu İle…”

Bunu tek başımıza yapamayız. Öncelikle tüm değerli yatırımcılarımızın ve Papilon dostlarının beğenisine sunarak test sürüşünü yapmak istiyoruz. Bu test sürüşünde; hem hatalarımızı ayıklayacak hem de potansiyel kullanım yerleri ile ilgili fikirlerinizi alacağız. Biz yatırımcısının sesini dinleyen halka açık bir firma olarak, binlerce aklın vereceği fikirlerin ivmesi ile projelerimizin daha hızlı bir şekilde başarılı olacağına inanıyoruz. Uygulamamızı yükleyip, fikirlerini paylaşan dostlarımız için de bir sürprizimiz, hatıramız olacak.

Bir taraftan da ilk olarak Bankacılık, Sigortacılık, Aracı Kurum gibi finansal yapıların ilgisine sunacağız bu uygulamamızı. Kargo taşımacılığından, çağrı merkezine, uzaktan eğitime kadar belirlediğimiz pek çok pazarlama hedefine ulaşmak için yaygınlaşacak bir kartopu hikayesi umuyoruz. Tabi ki, yeni fikirlerle yeni kullanım alanları ve uygulamanın gelişimi için test sürüşü ise ihtiyacımız olan tek şey.

See&Sign’ın bugün büyük bir mutluluk ve gururla mobil dünyada yerini aldığı, kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.