×

FacetoFace Visual Call Center System

Call centers are markers of a firm’s willingness to take the responsibility of their products and services and to connect with their customers. Your customers consider being able to reach your help as an active part of an organizational identity and see this as a marker of your capabilities. In short, walking with your customer along during their user experience affects the perception of your brand and contributes to your market reputation.

Trust and Technology in a Ubiquitous Modern Environment:, edited by Dominika Latusek, focuses on trust as a concept and asks the question what invokes it in humans. The book notes that face and voice are two fundamental elements of trust building for centuries, and people ten to perceive the two as compelementary to each other. Consequently, the lack of one element creates an instinctive sense of reservation or slight bewilderment.

In the same book, the Gong and Nass experiment is discussed to some length. According to the experiment, people find computers generated voices and faces less trustworthy and synthetic than digital faces and voices sourced by real human faces and voices. This means that interactive voice response services and NLP-based chatbots may remain short of building your image as a responsible enterprise or worse may impede your capability to solve your customers’ problems.

In the book; Third International Trust Managment Conference that compiles the papers presented in the eponymous conference, it is stated that face-to-face communication is the form that invokes most trust. The Zheng et al. study mentioned in the same book, it is stated that methods such as phone calls that are introduced to humans with the advancements in technology established themselves as effective ways of communication and internalized by people, face to face communication is still the most trsut-invoking form.  

What all these scientific account manifest is embedded within the common sense for long; your face is the most definitive representation of your identity and your reality. The expression we use when we get to know someone for the first time is ‘to meet in person’, we do not use any other word such as to speak or hear to express our gradual familiarization to a person. We want to be face to face with people when we evaluate them for a position in our firm, or we have important news to deliver. In times of crisis such as this one, our need for communication as a basis for trust and a compensation for the agency we lost becomes more apparent.

Papilon designed FacetoFace Visual Call Center system to meet this heightened need for in person communication, to ensure that the service providers are not falling behind in this adaptation race, and to improve the problem solving skills and speed of call center employees.

Our system is deisgned for the use of call centers and firms that have an inhouse call center service. The system’s base logic is the same with that of a video conferencing app, however, with Papilon technologies integrated, this everyday technology becomes a powerful tool that builds a bond of trust between the customer and the service provider.

Papilon Face tot Face Call Center System

Papilon’s real time face recognition sofware 

recognizes’ the customer’s faces from the footage taken with the camera of the device used in the interaction. This protects the integrity of the call center’s and the service provider’s organizational identity. On the other hand, it ensures that the customers are in touch with ‘right’t people and eliminates the damages that could be caused by phone and e-mail scams. 

This positively affects both the customer’s experience and the organizations’ reputation. The system keeps invasive and meaningless security questions whose answers are so easily forgotten out of the communication process and contributes to the organization’s service speed and efficiency.

In today’s world, the names of public administrators, society leaders, law enforcement agencies, banks, and private enterprises are often used to defraud and convince customers to authorize transactions to shady accounts, ‘donate’ or give money to suspicious organizations, or intimidate them to access their private information. In such an environment, aksing a customer’s consent about a big change to their user contract or plan via e-mail or SMS is dangerous. The organizations have little to no way to know whether the person at the other end of the line are actually their customer. Therefore, any authorization received through these ends can become a serious liability to the firms and destroy the lives of customers.

Thanks to Papilon’s FacetoFace Visual Call Center System, all this becomes history. Now the customers and representatives solve problems together without worrying about the authenticity of their exchange.

Alterbatively, the customer’s and/or the representative’s faces can be transferred into a virtually created avatar automatically or upon request. This feature protects the privacy of both sides and create a tech-friendly and up-to-date profile for the firms.

 

 

 

Last but not least, our system is effective to prevent verbal violence towards call center employees. When we do not see the face of a person and that person is anything but a strange sound to us, we may forget the fact that there are actual people who workd day and night to keep us pleased with the services we receive. We believe tht face to face interaction will be effective in conveying that message and re-building the etiquette for call center conversations. In a visual environment, the customers will express themselves more easily, the existence of another human being will boost their trust in solutions, and will bring a new and defining communication standard to the private sector.

BASIN AÇIKLAMASI

“Yüzünüz İmzanızdır”

Son 20 yıldır, toplumun en popüler belki de tek popüler kavramı teknoloji oldu. Her geçen gün hayatı kolaylaştırmaya ve dönüştürmeye devam ediyor. Kendinden sürekli bahsettiriyor. Gençler girişimleriyle ses getirmek ve belki de bir anda zengin olabilmek için hummalı bir çalışma içindeyken, devler de bu alanda tek el olmanın gücünü, bilgiyi yönetmenin de etkinliğini küresel çapta inşa ediyor. Muhtemelen önümüzdeki 20 yıl da bu popülerliğini koruyarak çeşitli fırsatları barındırmaya devam edecek.

Böylesine çılgın bir yarışta, hayatımızı dönüştüreceğine, güvenli hissetmemizi sağlayacağına ve önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız yeni bir teknolojik kullanımı da bugün biz resmi olarak sunuyoruz.

See&Sign bir uzlaşının simgesi olarak, ister resmi bir anlaşmayı veya sözleşmeyi isterse de bireyler arasındaki bir akiti imza altına alır. İmza demişken, elektronik imza veya dijital imza değil kastımız. Uzlaşının olduğunu, karşı tarafı görmeden ve karşı tarafın kimlik belgesini elimize almadan onun teyidini alabilecek bir onay sistemidir yapılan.

“Sözünün Eri”

Eskilerden gelen toplumumuzun en önemli karakteristik yapılarından biri sözünde durmaktır. Söz ağızdan bir kere çıkar, atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar, ağanın gözü yiğidin sözü gibi yüzlerce atasözü kullanım itibarıyla sözünde durmayı temsil etmek için vardır. Günümüzde gerek kurumlar gerekse de bireyler, “profesyonel” hayatın bir getirisi olarak sürekli bir şeyler imzalatmaya, kalemle veya dijital malzemelerle güvence altına almaya çalışırlar. Haklı olarak, verilen sözün tutulmasını ve bunun delilinin de güvence olarak alınmasını isterler. Aslında basit bir eylem, oldukça karmaşık şekillere bürünür, onlarca sayfa kâğıt veya karmaşık dijital adımlar.

“Yaşamdaki en basit şeyler, en sıradışı olanlardır; sadece bilge kişiler onları anlayabilir.”– Paulo Coelho

Basit eylemleri basit şekilde çözmek ve ihtiyaç olan izi tutmak üzerine inşa edilen See&Sign, anlaşmanın teyidini saniyeler içerisinde verebilmeyi sağlayan bir mobil uygulama olarak hayatımıza giriyor. Bir “sözümüzü”, gerek kurumsal otoritelere gerekse de bireylere, sadece yüzümüzle teyit ettiğimizi gösteriyor. Veya imza toplayalım eylemi yerine EL SALLA yapalım diyerek bir kampanyanın yürütülmesini gelenekselden çıkıp özüne döndürüyor, çok sesli bir koro gibi.

18+, 15+, 10+, 65+ vs.

See&Sign, uzlaşı merkezi olmasının yanında; yaş teyidi de yapan bir uygulamadır. Özellikle 18 yaş ve üstü veya herhangi bir yaş üstü ya da altı kontrolü gerektiren, teyit gerektiren durumlarda, kimlik kartını karşıdaki tanımadığımız kişiye vermeden yaşımızı teyit edebilme imkânı verir. Bu sayede kimlikler istenmeyen kişilerin eline geçmediği gibi, aynı zamanda da yaş teyidi gerektiren durumlarda bu bilginin gösterimini sağlar. Yaş kontrolü için kimlik kartına gerek kalmayacak.

Papilon, bir savunma güvenlik firması değil miydi, ne işi olur mobil uygulamalarla? Aslında savunma güvenlik dediğimizde, mühendislik üretimini sektör ve odak bazlı ayrıştırıyor, ister istemez bir üretim kalitesi kategorizasyonunda yerini belirlemiş oluyoruz. Savunma ve güvenlik teknolojileri, normal üstü bir titizlik ve doğruluk içeren bir disiplindir. Bu sebeple kaliteden ödün vermeden ancak uzun dönemli yatırımlarla bu alanda ürün çıkabilir. Suç ve suçlu ile mücadelede basit bir teknolojik hata veya işin detaylarındaki tecrübesizlikten kaynaklı bir eksiklik, telafi edilemez zafiyetler verir. Bu yüzden savunma-güvenlik sektöründe start-up’lar yerine, daha çok küresel devler veya o devlerin içinden ayrılmış yeni girişimler yer alır. See&Sign, kriminal inceleme amaçlı sahip olduğumuz yeteneklerin sivil sektöre uyarlanmış hallerinden biridir.

“Doğaya sahip çıkan geleceğe sahip çıkar.”

Herhangi bir imza işlemi için gereken yazdırma eylemi, yazdırma eylemi için gerekli mürekkep ve elektrik, evrakların her kişiye ulaşması için kargo-lojistiğin tükettiği doğal kaynaklar düşünüldüğünde, See&Sign’ın bir gelecek yatırımı olduğunu söyleyebiliriz.  

“Mükemmellik ayrıntıda gizlidir.”

İşimiz ayrıntılarla, ayrıntıları bulmak ise emek ister. Papilon, tüm kurum ve bireyler için ayrıntıları bir savunma-güvenlik disiplini ile ele alıp, See&Sign’ın uluslararası bir marka haline geleceğine inanıyor.

“Umut İle, Bilim İle Paylaşım Ruhu İle…”

Bunu tek başımıza yapamayız. Öncelikle tüm değerli yatırımcılarımızın ve Papilon dostlarının beğenisine sunarak test sürüşünü yapmak istiyoruz. Bu test sürüşünde; hem hatalarımızı ayıklayacak hem de potansiyel kullanım yerleri ile ilgili fikirlerinizi alacağız. Biz yatırımcısının sesini dinleyen halka açık bir firma olarak, binlerce aklın vereceği fikirlerin ivmesi ile projelerimizin daha hızlı bir şekilde başarılı olacağına inanıyoruz. Uygulamamızı yükleyip, fikirlerini paylaşan dostlarımız için de bir sürprizimiz, hatıramız olacak.

Bir taraftan da ilk olarak Bankacılık, Sigortacılık, Aracı Kurum gibi finansal yapıların ilgisine sunacağız bu uygulamamızı. Kargo taşımacılığından, çağrı merkezine, uzaktan eğitime kadar belirlediğimiz pek çok pazarlama hedefine ulaşmak için yaygınlaşacak bir kartopu hikayesi umuyoruz. Tabi ki, yeni fikirlerle yeni kullanım alanları ve uygulamanın gelişimi için test sürüşü ise ihtiyacımız olan tek şey.

See&Sign’ın bugün büyük bir mutluluk ve gururla mobil dünyada yerini aldığı, kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.