×

الواقع الأفتراضي

تطبيقات ونظارات الواقع الأفتراضي لـ Papilon تفتح أبواب لعوالم جديدة!

وباستخدام تطبيقات الواقع الأفتراضي لـ Papilon إمكانية التحول إلى شخصيات وأبطال القصص الخيالية وشخصيات القصص التي تعطي الحماس والدهشه وأنها تقنية تتضمن محاكاة بيئة حقيقية وثلاثية الأبعاد تعمل على نقل الوعي الإنساني على تلك البيئة ليشعر بأنه يعيش فيها وتعطي للمستخدمين فرصة التجارب المدهشة والمرعبه في بعض المرات من دون التعرض لأي أذى أو مخاطر حقيقية. وفي أنتاج كل جزء من أجزاء الأجهزة والبرمجيات في أنظمة الواقع الأفتراضي الخاصة لـ Papilon تم الأخذ بعين الاعتبار ثلاث عناصر أساسية؛

التحكم، والواقع والطبيعة.

اول هذه العناصر هو التحكم بحيث يترك إدارة التجربة للمستخدمين، ومما يسمح لهم بالتنقل في العوالم الذي يقدمها الواقع الأفتراضي، ومع ذلك في التطبيقات المختلفة يمكن ضبط مستوى التحكم. وأن الواقع يعتمد على التطبيقات نفسه وليس على الأشخاص ويتعلق بمدى انعكاس قوانين الفيزياء والكيمياء على تجربة الواقع الأفتراضي وعلى استشعار واحساس الأشخاص، كلما تفاعلت عناصر تجربة الواقع الافتراضي بشكل أفضل مع المستخدم وكلما زاد قبول المستخدم للعالم الافتراضي، يزداد جودة النظام. وأن العامل الثالث الذي يؤخذ في عين الاعتبار في تصميم أنظمة الواقع الأفتراضي Papilon هو الطبيعة. وأن التصميم خفيفة الوزن لنظارات الواقع الأفتراضي لـ Papilon لن يسبب أي إزعاج قد يواجهه المستخدم بسبب الوزن ويوفر تجربة أستخدام مريحة.

Papilon Persee

Persee

 

أول كاميرا حاسوب في العالم

Persee هو أول كاميرا-حاسوب في العالم. يوجد بداخل الكاميرا ثلاثية الأبعاد حاسوب مصغر وبفضلها يمكن الاستمتاع بتجربة الواقع الأفتراضي دون الحاجة إلى مشغل خارجي.

كاميرا ثلاثية الأبعاد متعددة الوظائف

تقدم Papilon Astra خدمات تتجاوز بكثير الخبرة التي يوفرها كاميرات ثلاثية الأبعاد الموجودة بهذه المجال. وأن هذه الكاميرا ثلاثية الأبعاد تدمج التجربة الأفتراضية مع حواس المستخدمين وتقوي الإحساس والشعور بالواقع بفضل الرؤية المتقدمة للحاسوب. ويتميز التصميم المثالي لـ Papilon Astra بالعديد من الميزات كالتعرف على الوجه، وأستشعار الإيماءات والحركات، وتتبع الجسم بالكامل، والقياس ثلاثي الأبعاد وتخلق بيئة تجعلها أكثر واقعية وحقيقية وإنشاء خرائط ثلاثية الأبعاد.

Papilon Astra

BASIN AÇIKLAMASI

“Yüzünüz İmzanızdır”

Son 20 yıldır, toplumun en popüler belki de tek popüler kavramı teknoloji oldu. Her geçen gün hayatı kolaylaştırmaya ve dönüştürmeye devam ediyor. Kendinden sürekli bahsettiriyor. Gençler girişimleriyle ses getirmek ve belki de bir anda zengin olabilmek için hummalı bir çalışma içindeyken, devler de bu alanda tek el olmanın gücünü, bilgiyi yönetmenin de etkinliğini küresel çapta inşa ediyor. Muhtemelen önümüzdeki 20 yıl da bu popülerliğini koruyarak çeşitli fırsatları barındırmaya devam edecek.

Böylesine çılgın bir yarışta, hayatımızı dönüştüreceğine, güvenli hissetmemizi sağlayacağına ve önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız yeni bir teknolojik kullanımı da bugün biz resmi olarak sunuyoruz.

See&Sign bir uzlaşının simgesi olarak, ister resmi bir anlaşmayı veya sözleşmeyi isterse de bireyler arasındaki bir akiti imza altına alır. İmza demişken, elektronik imza veya dijital imza değil kastımız. Uzlaşının olduğunu, karşı tarafı görmeden ve karşı tarafın kimlik belgesini elimize almadan onun teyidini alabilecek bir onay sistemidir yapılan.

“Sözünün Eri”

Eskilerden gelen toplumumuzun en önemli karakteristik yapılarından biri sözünde durmaktır. Söz ağızdan bir kere çıkar, atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar, ağanın gözü yiğidin sözü gibi yüzlerce atasözü kullanım itibarıyla sözünde durmayı temsil etmek için vardır. Günümüzde gerek kurumlar gerekse de bireyler, “profesyonel” hayatın bir getirisi olarak sürekli bir şeyler imzalatmaya, kalemle veya dijital malzemelerle güvence altına almaya çalışırlar. Haklı olarak, verilen sözün tutulmasını ve bunun delilinin de güvence olarak alınmasını isterler. Aslında basit bir eylem, oldukça karmaşık şekillere bürünür, onlarca sayfa kâğıt veya karmaşık dijital adımlar.

“Yaşamdaki en basit şeyler, en sıradışı olanlardır; sadece bilge kişiler onları anlayabilir.”– Paulo Coelho

Basit eylemleri basit şekilde çözmek ve ihtiyaç olan izi tutmak üzerine inşa edilen See&Sign, anlaşmanın teyidini saniyeler içerisinde verebilmeyi sağlayan bir mobil uygulama olarak hayatımıza giriyor. Bir “sözümüzü”, gerek kurumsal otoritelere gerekse de bireylere, sadece yüzümüzle teyit ettiğimizi gösteriyor. Veya imza toplayalım eylemi yerine EL SALLA yapalım diyerek bir kampanyanın yürütülmesini gelenekselden çıkıp özüne döndürüyor, çok sesli bir koro gibi.

18+, 15+, 10+, 65+ vs.

See&Sign, uzlaşı merkezi olmasının yanında; yaş teyidi de yapan bir uygulamadır. Özellikle 18 yaş ve üstü veya herhangi bir yaş üstü ya da altı kontrolü gerektiren, teyit gerektiren durumlarda, kimlik kartını karşıdaki tanımadığımız kişiye vermeden yaşımızı teyit edebilme imkânı verir. Bu sayede kimlikler istenmeyen kişilerin eline geçmediği gibi, aynı zamanda da yaş teyidi gerektiren durumlarda bu bilginin gösterimini sağlar. Yaş kontrolü için kimlik kartına gerek kalmayacak.

Papilon, bir savunma güvenlik firması değil miydi, ne işi olur mobil uygulamalarla? Aslında savunma güvenlik dediğimizde, mühendislik üretimini sektör ve odak bazlı ayrıştırıyor, ister istemez bir üretim kalitesi kategorizasyonunda yerini belirlemiş oluyoruz. Savunma ve güvenlik teknolojileri, normal üstü bir titizlik ve doğruluk içeren bir disiplindir. Bu sebeple kaliteden ödün vermeden ancak uzun dönemli yatırımlarla bu alanda ürün çıkabilir. Suç ve suçlu ile mücadelede basit bir teknolojik hata veya işin detaylarındaki tecrübesizlikten kaynaklı bir eksiklik, telafi edilemez zafiyetler verir. Bu yüzden savunma-güvenlik sektöründe start-up’lar yerine, daha çok küresel devler veya o devlerin içinden ayrılmış yeni girişimler yer alır. See&Sign, kriminal inceleme amaçlı sahip olduğumuz yeteneklerin sivil sektöre uyarlanmış hallerinden biridir.

“Doğaya sahip çıkan geleceğe sahip çıkar.”

Herhangi bir imza işlemi için gereken yazdırma eylemi, yazdırma eylemi için gerekli mürekkep ve elektrik, evrakların her kişiye ulaşması için kargo-lojistiğin tükettiği doğal kaynaklar düşünüldüğünde, See&Sign’ın bir gelecek yatırımı olduğunu söyleyebiliriz.  

“Mükemmellik ayrıntıda gizlidir.”

İşimiz ayrıntılarla, ayrıntıları bulmak ise emek ister. Papilon, tüm kurum ve bireyler için ayrıntıları bir savunma-güvenlik disiplini ile ele alıp, See&Sign’ın uluslararası bir marka haline geleceğine inanıyor.

“Umut İle, Bilim İle Paylaşım Ruhu İle…”

Bunu tek başımıza yapamayız. Öncelikle tüm değerli yatırımcılarımızın ve Papilon dostlarının beğenisine sunarak test sürüşünü yapmak istiyoruz. Bu test sürüşünde; hem hatalarımızı ayıklayacak hem de potansiyel kullanım yerleri ile ilgili fikirlerinizi alacağız. Biz yatırımcısının sesini dinleyen halka açık bir firma olarak, binlerce aklın vereceği fikirlerin ivmesi ile projelerimizin daha hızlı bir şekilde başarılı olacağına inanıyoruz. Uygulamamızı yükleyip, fikirlerini paylaşan dostlarımız için de bir sürprizimiz, hatıramız olacak.

Bir taraftan da ilk olarak Bankacılık, Sigortacılık, Aracı Kurum gibi finansal yapıların ilgisine sunacağız bu uygulamamızı. Kargo taşımacılığından, çağrı merkezine, uzaktan eğitime kadar belirlediğimiz pek çok pazarlama hedefine ulaşmak için yaygınlaşacak bir kartopu hikayesi umuyoruz. Tabi ki, yeni fikirlerle yeni kullanım alanları ve uygulamanın gelişimi için test sürüşü ise ihtiyacımız olan tek şey.

See&Sign’ın bugün büyük bir mutluluk ve gururla mobil dünyada yerini aldığı, kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.

Not: Test sürüşüne katılmak isteyen tüm paydaşlarımızın See&Sign web sitemizden bize ulaşmalarını bekliyoruz. Test sonrası uygulamalar en kısa sürede kullanıma sunulacaktır.